Kiziroğlu Mustafa Bey – Gizir oğlu Mustafa bəy

Aşık Ceylani’den “Kiziroğlu Mustafa Bey”

Adaletin uygulayıcısı, zalimlerin düşmanı…

Kizir, Kars’ın Susuz ilçesine bağlı bir köydür. Kısır Dağları’nın soluklandığı, soğuk pınarların çağladığı eteklere kurulu bir köy…

Düz damlı evlerden oluşan köyün hakim yerinde, köylülerin “Kizir’in Kalesi” dedikleri bir kalıntı vardır…

“Kiziroğlu burada yaşamış, burada efsaneleşmiş” derler.

Söylentiye göre; şimdiki Kizir’in yerinde 20-25 kadar ev varmış ve köyün sözü geçen kişisine muhtar anlamında “kizir” derlermiş.

Vakti zamanında o köyün, haksızlık yapanlara, zalimlik edenlere haddini bildiren, ünü tüm Anadolu’ya yayılmış bir “kizir”i varmış.

Gel zaman git zaman, Kizir’in bir oğlu olmuş, adını Mustafa koymuş.

Daha küçüklükte at binmeyi, kılıç kuşanmayı öğrenen Mustafa, tıpkı babası gibi namlı bir yiğit olup çıkmış ve “Kiziroğlu Mustafa bey” olarak ünlenmiş.

Hikaye bu ya; bir gün bildiğimiz Köroğlu yöreye gelip Kısır Dağları’nın Ferro Deresi’ne yerleşir ve bir atlı gezide Kizir Köyü’nü görünce “Buradaki her türlü adaletsizlik de benden sorulur” der.

Köyün en yüksek noktasına bir kale kuran Köroğlu hükmünü sürmekteyken, işlerinden dolayı bir süreliğine köyünden uzakta kalan Kiziroğlu Mustafa Bey, Köroğlu’nun kalesini görünce “Buradaki her türlü adaletsizlik benden sorulurken bu da ne” diyerek kaleye yönelir ve Köroğlu’nun karşısına dikilir:

Sen kim olasın ki benim yurdumda saltanat sürersin?…

Yiğit dediğin meydanda belli olur…

Ancak töre der ki “Yiğit meydanda belli olur… İki yiğit döğüşecek, galip gelen diğerini öldürüp savaşı kazanmış olacak…”

Köroğlu ve Kiziroğlu günlerce at üzerinde kavga ederlerse de yenişemezler. Sonrasındaki kılıç kavgasında da, güreşte de öyle…

Bir kenarda Mustafa Bey’in atı Alapaça da Köroğlu’nun atı Kırat’la güreşmekte, rakibini alt etmiş haldedir…

Durumu gören Mustafa Bey “Ula benim atım, Köroğlu’nun atanı alt etmiş duruyor. Ben Köroğlu’nu al etmezsem halim nice olur” deyip gayrete gelip rakibini yere serer. Tam kamasın çekip vuracağı sırada Köroğlu “Dur yiğit… Bana karımla helalleşecek kadar süre tanı” der.

Kaleye varan Köroğlu, eline sazını alıp karısının karşısına geçerek olanları anlatır:

Bir atı var Alapaça

Peh peh peh…

Mecal vermez Kırat kaça

Hey hey hey…

Az kaldı ortamdan biçe…

Ağam kim?

Paşam kim?

Nigar Kim?

Hanım Kim?

Kiziroğlu Mustafa Bey…

***

Olanları kapı aralığından izleyen ve dinleyen Kiziroğlu, “yiğidin hakkını teslim eden” rakibinin sözü ve sazı karşısında duygulanır.

Kapıyı açık içeri girince, Köroğlu her şeyin bittiğini, sonunun geldiğini düşünürken, can düşmanı ona sarılıp “Sen benden daha yiğitsin Köroğlu… Hayatın senin…” der.

Mustafa Bey’in gösterdiği büyüklüğü karşılıksız bırakmayan Köroğlu da, “Buralarda senin gibi bir yiğit varken, bana yer yok” diyerek, yollara düşer ve kendisine yeni mekan olarak Bolu Dağları’nı seçer…

***

Gizir oğlu Mustafa bəy

Bir atı var ala paça
Peh peh peh
Mecal vermez kırat kaça
Hey hey hey
Az kaldı ortamdan biçe

Ağam kim,
Paşam kim,
Nigar kim,
Hanım kim,
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir beyin oğlu

******
Bir hışımla geldi geçti peh peh peh
Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey heeey
Şu dağları deldi geçti
Ağam kim paşam kim
Hanım kim nigar kim
Kim kim kim kim
Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu zor beyin oğlu

Ah onla sırdaş olaydım peh peh peh
Anadan onbeş olaydım hey hey heeey
Ben onla kardeş olaydım
Ağam kim paşam kim

Hanım kim nigar kim
Kim kim kim kim
Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu zor beyin oğlu

Hay edenden haya tepe peh peh peh
Huy edenden huya tepe hey hey heeeeyyy
Köroğlunu suya tepe
Ağam kim paşam kim
Hanım kim nigar kim
Kim kim kim kim
Kiziroğlu Mustafa Bey bir beyin oğlu zor beyin oğlu