GILGAMIŞ DESTANI

Gılgamış destanı, Babillilerin ulusal destanıdır.Destanın bu nitelemeye hak kazanmasının nedeni, ulusunher bireyine seslenmesinden; destan kahramanının,halkın erkeklik ülküsünü en özlü biçimde canlandırmasından
ve insan yaşamı sorununun destanda büyük biryer tutmasından ileri gelmektedir. Babilliler bu destanla,Yunanlıların ulusal destanları Đlyada’yı oluşturmasındançok önce, eski kavimlerde görülmeyen bir yapıt yaratmışlardır.Mısırlılar da, Etiler de Gılgamış ayarındabir destan yaratamamışlardır. Đsrailoğullarının dünya tarihindebıraktıkları etkiye karşın, büyük öykülerinde, budestanlarda görülen görkem ve deyiş yoktur. Önasya’daBabillilerden başka destan tekniğini geliştiren biricik kavimFenikelilerdir. Fakat bunların destanları da, yüksekbir sanat yapıtı izlenimi vermediği gibi, Babillilerin destanlarındakiderinlik ve güzellikten de yoksundur. Babillilerinbu farklı sanat gücünü gösterebilmeleri, kendilerinemiras kalan düşünceyi verimli bir biçimde kullanabilmişolmalarındandır. Sümer düşlemi, görkemlimitolojik biçimler yaratmıştı. Bunlar, zengin düşlemleriniişletip gerçekleştirerek büyük destan biçimini yaratmışlardı.II.Bu şiirin güzelliğine, derinliğine girebilmek bizceçok zordur. Bunu yapmak istersek, o zaman büsbütünyabancı bir kavrayışa, bambaşka bir evrene dalmak zorundakalırız. Bundan başka destan elimize kırık biryontu gibi geçmiştir. Destanın en önemli bölümleri eksiktir.Sonra, sağlam kalan bölümlerde de dizelerin yabaşları ya da sonları yoktıır.Akatça dilbilgisinin, sözlük bilgisinin araştırılmasındabugüne dek elde edilen ilerlemelere karşın, kimiparçaların asıl anlamları hala bilinemiyor. Çevirmen sıksık metin onarımı ve düzeltmeler yapmak zorunluğunuduymuştur. Her yerde yaptığı bu onarım ve düzeltmelerinnerelerde olduğunu da gösterememiştir. Onun için, yapılançeviride metnin aslı bazan silik kalmıştır. Destanınbaşından sonuna, okurun anlamasına engel olan noktalarısaymış olduğumuza ve yapıtı anlamak konusunda çabagöstermesini ayrıca kendisinden dilediğimize göre, şiirinsanat ve düşünce bakımından göstereceği değeri, okurunanlayıp beğeneceğinden kuşkumuz yokturBiz, bu şiirsel metnin Đsa’dan önce aşağı yukarı1250 yıllarına bağlanan en son yazmasını temel aldık.Şiirin son özgün yazmasıyla ilgili elimize geçmeyen eksikparçalarını, eski metne ve Hititçe yazmasına göreonardık.Gılgamış destanının oluşumunda üç gelişme evresivardır:1. Sümerce yazma: Bunun tarihi, Đsa’dan önce 2000yıllarıdır. Bu Sümerce yazma elimize eksik olarak geçmiştir.Anlaşılması da güçtür. Konu, bütünlük gösterenbir destan biçimine sokulmamıştır. Gılgamış’ın başındangeçen birçok şey anlatılmaktadır. Bu destansal öykülerinkimileri, bize Gılgamış’ın, bir zamanlar GüneyBabil sınırları içinde olan eski kentlerden Uruk’un beyi
olduğunu, Kuzey Babil kentlerinden Kiş kralı Agga’yakarşı savaştığını anlatmaktadır. Bu yazmada, Gılgamış’ıntarihsel bir kişilik olarak gösterilmesi olgusuna,son yazmalarda raslanmaz. Bununla birlikte, kahramanınUruk’a sıkı sıkıya bağlı kaldığı, sonraki yazmalardada belirtilir. Gılgamış, Uruk surunun kurucusuolarak tanınmaktadır. En son yazmanın ozanı, okurunusanat yapıtı olan bu suru gözden geçirmeye çağırır; surunüzerinde Gılgamış’ın yazıtını okutmakla da bu yiğitingerçekten yaşadığını kanıtlamak ister. Eski yazmalardaysa,Gılgamış tümüyle bir söylenceler dünyasındayaşar. Gılgamış’la ilgili öykülerin kökenleri Sümerceyazmada da görülür. Örneğin, gökyüzünün boğasıylaolan savaşı, dev yapılı Huvava’yı öldürmesi gibi. YineSümerce yazmada, Engidu, Gılgamış’ın hep yanındadır;ama sonraki yazmaların tersine, onun eşit bir yoldaşı,arkadaşı olmayıp, sadık bir kölesidir. Sümerce yazılanGılgamış destanının büyük bir bölümü, yeni yazmadagörülemez. Örneğin, Gılgamış’ın kendi ecesi tanrıça Đştariçin yaptırmak istediği göz kamaştırıcı tahtın kerestesinisağlamak amacıyla korkunç cinlerin koruduğucins bir ağacı nasıl kestiğini, yeraltı dünyası tanrıçasınınbunu kıskanıp kesilen ağacı yeraltından yeryüzüneaçtığı bir yarıktan cehenneme nasıl düşürdüğünü, Gılgamış’ınkölesi Engidu’nun bir hileyle bunları nasıl yenidenyeryüzüne çıkardığını anlatan öykü, son yazmadabulunmaz. Yalnızca bu öykünün içerdiği yeraltı dünyasınınşaşırtıcı gelenekleriyle, kurallarıyla ilgili bilgi,yapıtı yazıya geçireni öylesine ilgilendirmiştir ki, destanınbütün dünya bilgilerini içermesi gerektiğini düşünerekEngidu’nun yeraltı dünyasına gidişini, öykününbütününden ayırıp, sözcüğü sözcüğüne yapılmış bir çeviriolarak destana eklenmiştir. Đşte bu başarı, destanın12’nci tabletini ortaya çıkarmıştır. Okurlarımız bu 12’ncitableti gözden geçirmekle eski Sümerlerin, Gılgamış’ınyiğitlikleriyle, ünüyle ilgili ne düşündüklerini, nedüşlemlediklerini anlamış olacaklardır.2. Eski Babil yazması: Bu yazma, Hamurabi zamanında(M.Ö. 1800 yıllarında) yazılmıştır. Elimize üçtableti eksik olarak geçmiştir. Bununla birlikte, söylencenintarihsel evrelerini açıkça göstermeye yeter. Ozan,Sümer yazmasından, halkın dilinde dolaşan masallardanyararlanarak, tümüyle serbest bir yöntemle, Gılgamış’ınsonsuz yaşamı arama destanını yaratmıştır. Gılgamışdestanı da, ozanın elinde, bizim Faust’a benzer dediğimizşiirin özelliğini, yani ‘sorunsal şiiri’ özelliğini kazanmıştır.Destan, insan yaşamının bütün yorgunluk vegüçlüklerinden doğan sorunlarını yanıtlamak için yazılmıştır.Yanıt, son derece kötümserdir; bütün emeklerboşunadır. Đnsan yaşamının bütün karışıklığı içinde parlayantek şey, dostluktur. Bu değer, kadın aşkına karşıderin bir nefretin tersi oluyor. Ne yazık ki bu değer deölümlüdür. Çünkü tanrıların yönettiği, ama sonsuz düzenebağlı olan alın yazısının gücü, en parlak dostluğubile yıkar, bitirir. Ölümün de ortadan kaldıramadığı dostluk,hep insanı boş yere uğraştıran alın yazısına olan inanç,

bu bulanık destan havasında tek olumlu noktayıoluşturmaktadır. Bu düşüncenin derinliği, ozanın ortayakoyduğu konunun biçimiyle tam bir karşıtlık durumundadır.Şiir, en basit bir halk şiiri deyişine sokulmuştur.Ozan dizelerinde “bahri recez” (1) kullanmıştır. Destanınyapısı çok açıktır. Olayların akışı, dramatik birtakımkurallara bağlanmıştır. Kahramanlar, güçlerinin herölçünün sınırını aştığı sırada, yazgılarının birdenbiredeğiştiğini görürler. Bu düşüş, gökyüzü boğasının öldürülmesindensonra olur. Bunu Engidu’nun ölümü veGılgamış’ın boş yere sonsuz yaşamı araması izler.Destanda egemen olan ana düşünceyi, bunun kalıbasokuluşunu, öykünün akışına katılan kişilerin seçimini,değişik kişiliklerin taşıdıkları özellikleri, kişilerinoynadıkları karşılıklı oyun biçimini, bu eski Babilli ozanbulmuştur.3. Destanın son bölümünün oluştuğu tarihi kesinolarak söyleyemeyiz. Bu tarihi 1250 olarak kabul edersek;o zaman kilise örneksemesine (canonisation analojisine)uymuş oluruz; çünkü 1250 tarihinde Babillerinbilimleri, yazınları doruk noktasında, kesin biçiminialmış durumdadır.Gılgamış destanının en son ozanı, Kassitler çağındayaşamış olan Sin-lekke-unnini adında bir sanatçıdır.Bu ozan, yapıtı, bilerek basitleştirilmiş olan biçimindenkurtarıp, çok sanatlı bir kalıba koymuştur. Yapıtın çağdaşlaştırılmasıher bakımdan eski ozanın amaçlarınabağlı kalınarak yapılmış; ama konu, her bakımdan zenginleşmiş,incelmiştir.Bu son sanatçının yapıta yepyeni örgeler (motifler)ekleyip eklemediği, bugün için belli değildir. Belki yapıta,11’inci tabletin içerdiği tufan öyküsünü karıştırmıştır.Ozan bu konuyu, eski Babillilerin başka bir destanından,yani ‘Atarharis’ destanından almış olabilir.Tufan öyküsü ve Nuh’un (2) tufandan kurtulduktansonra ölümsüzlüğü elde etmesi düşüncesi, tümüyleSümerlerin malıdır.III.Gılgamış destanındaki kişilikler, Tanrılarla insanlararasında bulunan kahramanlardır. Đşte bu durumdatrajik bir düşmanlık ortaya çıkıyor. Ölüm sorununun bugibi kişiliklerde, başka kimselere göre, daha yeğin, dahaacı verici bir nitelik aldığı göze çarpıyor.Bu kahramanların doğrudan doğruya işlerine karışantek tanrıça, Gılgamış’a aşık olan Đştar’dır. Bu tanrıçakışkırtıldığından, her iki kahraman günahlı sayılıyor.Bu günahlılık yüzünden de yeniden trajik bir düşmanlıkdoğuyor. Fakat ozan, bu günahı ciddi bir günah saymamıştır.Çünkü ozan, kahramanların davranışlarında
günah olacak bir yan bulmamaktadır. Şair, Engidu’yuişlediği günahtan dolayı değil, raslantısallıkla, eski tanrılarınkurdukları düzene karşı geldiği için öldürmüştür.Ozanın tanrılara karşı davranışı, özellikle tufan öyküsündegöze çarpar. Burada tanrılar, yakılan adak tütsülerinkokusunu almakta büyük bir hırs gösteriyorlar.Ana tannça Đştar ise bir kocakarı gibi çene çalıyor, düşünmedenyaptığı kötülük, Ea’nın kurnazlığıyla gideriliyor.Tanrılar iki kümeye ayrılıyorlar. Tanrı Enlil, heriki yan arasında arabuluculuk yapıyor.Ozanın saygı gösterdiği biricik tanrı, Gılgamış’ayol gösteren Güneş Tanrısı’dır. Ozan saygıyla karışık birkorku içinde, bilinmeyen bir geçmişte tanrıların kendikendilerine ve insanlara koydukları değişmez yasalardansöz ediyor. Ama ozanın bu konuda ileri sürdüğü düşünceler,acı olaydan kendisini kurtaramayan yazgıyaboyun eğmekten başka bir şey değildir. Homeros’ta olduğugibi, tanrılar insanların yaşamlarını yukarıdan yönetiyorlar,ama bunlar hırslarının ve kurdukları düzenlerinetkisi altındadırlar. Buna karşılık insan kahramanlar(Gılgamış ve Engidu), davranışlarıyla taşkınlık yapanbirer suçsuz çocuk gibidirler.Gılgamış, öykünün ilerleyişi sırasında, derece dereceher şeyi bilen bir kişi olarak göze çarpar. Gördüğüişlerin hepsi, hep hesaplı, akıllıca verilen kararlardandoğmuş değildir. Birinci kez içgüdüsüyle harekete geçiyor;her zaman da başarılı oluyor. Çünkü tanrılar kendisineyardım ediyorlar. Đkincisinde yine içgüdüsüyledavranıyor; bunda başarısızlıklarla karşılaşıyor. Çünküdestanda görülen sonsuz düzene ve yasaya karşı savaşıyor.Bu başarısız savaşın sonunda dünya gezisinden dönenGılgamış, Babillilere her şeyi anlatan, her şeyi bilenbir Bilgelik Tanrısı olarak görünüyor. Ama sonrakikuşaklar, Gılgamış öyküsünün büsbütün kötümser ve hiçkimseyi doyurmayan bir sonla bitmesini beğenmiyorlar.Sonraki Gılgamış söylencesinde, Gılgamış sonundaölür. Ama yeraltı dünyasında en yüksek konumu alır.Bu konum, ölüler mahkemesinin başyargıçlığıdır. O, cehennemde,yeryüzünde kendisinin koruyucusu olan GüneşTanrısı adına yargılar. Böylece Gılgamış’ın kişiliğinigöz önüne getirirsek, onun özyapısını, özyapısınıngelişme çizgisini elden geldiğince anlatmış oluruz.Tanrılar dışında, destanda rolü olan öteki kişileryumuşak çizgilerle çizilmiş olmakla birlikte, olağanüstübir özyapıya ya da bu özyapının gelişmesine bağlı değillerdir.Örneğin orospu, mesleğinin herhangi bir özelyanını temsil ediyor. Bir doğa çocuğu olan Engidu, tümüyleayrı bir yöntemle betimleniyor. Bu doğa çocuğununorospudan aldığı insansal zevkten sonra, birlikte yaşadığıhayvanlar kendisinden tiksinip uzaklaşıyorlar. Busahne, destanın en etkili, en güçlü noktasıdır.
Engidu’nun yiğitliklerinde bir olağanüstülük yoktur.Çünkü o da herhangi bir yiğit kişi gibi davranmıştır.Bununla birlikte, ozan bütün bu Engidu söylencelerindenküçük bir tragedya yaratmaya kalkmıştır.Tanrıların yazdığı kara alın yazısının sonucundaamansız bir derde düşen Engidu, kendi kendisine yazıklandığıgibi, onu yabanıllıktan kurtaran, insanlar arasınasokan kimselere de ayrıca ilenmekten kendini alamıyor;hayvanlarla yaşadığı günlerin özlemini çekiyor. AncakGüneş Tanrısı, kendisinin insanlar arasına karışmasınınve böylece kazandığı ünün, ölümünden sonra dasürmesinin boş bir değer olmadığını söyleyerek, onuavutuyor.Bu Engidu dramı, büyük Gılgamış dramının bir yanöyküsü olarak doğmuştur. Gılgamış’ın büyük figürünekarşı, drama katılan bütün kişilikler ikinci planda kalırlar.Ozan amacına ulaştıktan sonra, bu kişiliklerin hepsisahneden çekilir ve bir daha kendilerini göstermezler.Oğlunu özenle, öğütlerle, kutsamalarla yola uğurlayananası bile, onun dönüşünde artık görünmez. Böylecedestan, yalnızca insan yaşamının akışı, insan yaşamınınbüyük bir simgesi olarak ortaya çıkar.Ord. Prof. Landsberger:::::::::::::::::

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s